martı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
martı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Bir tanrının öğrenmesi gereken tek ders kaderdir ama ben kadere inanmam.Çünkü¸ son henüz yazılmadı…
Savaş Tanrıçası Athena teninin altında baykuş tüyleri belirmeye ve ciğerlerini sarmaya başladığında ölüme adım adım yaklaştığını fark eder. Hırsızlar Tanrısı Hermes ise bedenini kemiren bir hastalıkla boğuşmaktadır. Bu sırada diğer tanrı ve tanrıçaların da farklı hastalıklardan mustarip olduğunu öğrenirler. Ancak hepsi de birbirlerini öldürmek pahasına dahi olsa son nefeslerini vermemeye kararlıdırlar.
Athena ile Hermes onları ölüme neyin sürüklediğini bulmak için dünyayı dolaşmaya başlarlar. Yolları sıradan bir insan olan Cassandra'ya çıkar. Belki de bu genç kız sanılanın aksine, sıradan biri değildir.
Peki, tanrıçaların hayatta kalmak için başlattıkları savaşın kilit noktası Cassandra olabilir mi?
"Daha ilk sayfasından itibaren okuyucunun hayal gücünü harekete geçiren bir hikâye. Kendare Blake'in kendine has üslubu Tanrıçaların Savaşı'nda bir kez daha kendini göstermiş."-Goodreads-
"Blake'in mitolojik öğelerle günümüz dünyasını aynı hikâyede buluşturma fikri kesinlikle okunmayı hak ediyor."-New York Times-
"Özellikle Yunan mitolojisine ilgi duyan okuyucuların soluksuz okuyacakları bir heyecan fırtınası."-Kirkus Reviews-




a Rafflecopter giveaway

Merhabalar, Gezgin Kardeşler'e katıldığım ilk tur olan Medcezir'de arkadaşlarıma alıntılarla eşlik ediyorum. Bu tür de okumaya pek alışık değilim. Ve genel olarak bir ünlü yaşantısının herkesin hayallerini süslediğini söylemek gerek. Tabii arka yüzünde olanları öğrenmek güzel oluyor. Hele bir de işin içinde aşk varsa. Değmeyin keyfime. İşte tur olarak beğendiğimiz alıntılar. Bir sonraki tur kitabında görüşmek üzere.


"Keşke o kıçını işten kovabilseydim," dedim.
Bana öyle yaklaştı ki bronz göğsü benimkine değildi. "Kovamazsın." Sonra saçımın bir tutamını alıp parmaklarının arasına kaydırdı. "Zaten istemiyorsun."


Cooper yoğun bakışlarını bana çevirdi.
 "Şaka mı yapıyorsun, Wills? Hayatımda tanıştığım en zor insansın sen."
Yanılıyordu. Ben zor biri değildim.
Sadece temkinliydim.


"Kendine çok güveniyorsun, değil mi?"
Durakladı. "Bu varsayımsal bir ifade ama doğruyu söylemek gerekirse öyleyim."
"Eğittiğin tüm kızlarla böyle varsayımsal mısındır?"


Bana bakışından, beni tanımadığı belliydi. Bu yüzden için rahatladı. Buraya geldiğimden beri bütün insanların beni tanımaması bu filmin bana en güzel getirisiydi.
Paranın yanında tabii.
Ve seksi Avusturalyalı sörf eğitmenin, diye ekledi kafamın içindeki ses.


"Yüzünün ortasına yumruğu patlatacağım," diye mırıldandım, o hız limitinin on kilometre üstünde sürerken.
"Seni ne durduruyor?"
"Şartlı tahliye sonrası gözetim altındayım."


Seni seviyorum
Ama sen olmadan da yaşayabilirim,
Sadece sensizliği reddediyorum.

Gerçek Bir Yaşam Öyküsü1 EV, 3 KADIN, 11 YILLIK ESARETBENİ BULUN ÇÜNKÜ BU SİZİN DE HİKÂYENİZ OLABİLİR2002 yılında kaybolduğumda pek çok kişi bunu fark etmemişti bile. Yirmi bir yaşındaydım; adres sormak için bir markete uğrayan genç bir anne… On bir sene boyunca kilit altında tutuldum, türlü işkencelere maruz kaldım. Bu, hayatımın halihazırda bildiğiniz kısmı olabilir fakat daha bilmediğiniz çok şey var.-Michelle Knight-Michelle Knight 2002 yılında, Ariel Castro isimli bir okul servisi şoförü tarafından kaçırıldı ve on yıldan uzun bir süre taciz, tecavüz ve işkenceye maruz kaldı. 2003 yılında Amanda Berry, 2004 yılında da Gina DeJesus tutsak olarak Michelle'e katıldı. 6 Mayıs 2013'te bir fırsatını bulup tutsaklıktan kurtulmalarının ardından, bu olay dünyada büyük yankı uyandırdı. Şimdi ise binlerce kişinin merak ettiği konu şu: O evin içinde neler oldu ve üç kadın akıl almaz işkencelere dayanacak gücü nasıl buldu?Michelle Knight, gözler önüne serdiği bu sarsıcı hikâyesiyle suskunlar için bir ses, her yıl kaybolan binlerce çocuk ve genç için güçlü bir sembol oluyor."Televizyon programı yaptığım on iki yıl boyunca hiçbir şey beni Michelle Knight ve onun yaşama tutunma hikâyesi kadar etkilemedi."-Dr. Phil McGraw-

Kiler'de indirim olduğunu duymayan kaldı mı bilmiyorum ama bu yazım onlar için. Aslında bana ilk başta kiler de indirim var dediklerinde önemsememiştim. Açıkçası güzel kitaplar olacağını da düşünmemiştim. Ona rağmen bir kitap sevdalısı olarak gittim. İyi ki de gitmişim. Aslına bakarsanız daha fazla alışveriş yapacaktım ancak daha fazlasını taşıyamazdık. Özellikle aldıklarım haricinde benim gözüme çarpan kitaplar; Ted Dekker'ın çember serisi, İki Oda Bir Yalnızlık, Menekşe Kokulu Hikayeler, Cadı Serisi ... Liste uzayıp gidiyor. Tabi ki bunlar haricinde sizin tarzınıza da uyan çok güzel kitaplar vardır. Değinmek istediğim asıl nokta ise; bu fiyata başka hiç bir yerde bulamazsınız. Bu bir gerçek! %50 indirim var. 

Normal de etiketlerini yırtardım ama görebilmeniz için bu şekilde fotoğraf çektim.


Yanda gördüğünüz Tess kitapları üzerinde ki fiyatlara alışığız zaten. Ama Kiler'de bu fiyat üzerinden yarı yarıya indirim var. Yani 4 liraya geliyor. 






Postacı Kapıyı Çalmayacak kitabında da etiket yok gördüğünüz gibi. Bunlar da liste fiyatı üzerinden yarı yarıya indirimli. 19 lira yazıyordu. Ben 9.5 liraya aldım yani. 
Bu arada genel olarak Martı Yayınları olduğunu da belirtmeliyim.

Evet evet! Koşmaya başlasanız iyi olur. Bu indirim Eylül ayı boyunca var diyor Kiler ama hangi kitapların biteceğini kim bilebilir?