İki Hayat Arasında-Jessica Shirvington || Kitap Yorumu

by 2/16/2015 0 yorum


Mükemmel hayat mı?Yoksa mükemmel aşk mı?Sen seç. Sabine herkes gibi değildi. Kendini bildi bileli, iki hayatı vardı. Her yirmi dört saate bir Değişim geçiriyor ve her günü iki kere yaşıyordu. Mükemmel Hayat. Wellesley'de, Sabine istediği her şeye sahipti: cazibeli arkadaşlar, şık kıyafetler, başarılı bir okul yaşamı, herkesin birlikte olmak istediği bir sevgili ve göz kamaştırıcı bir gelecek... Mükemmel Aşk.
Roxbury'de Sabine'in bambaşka bir hayatı vardı: maddi zorluklar çeken bir aile, serseri arkadaşlar ve sırrı ortaya çıktığında başına gelen korkunç olaylar… Ama sonra Ethan'la tanıştı. Yakışıklı ve ilgi çekiciydi; üstelik Sabine, daha önce hiç kimse için böyle şeyler hissetmemişti.
Tüm istediği tek bir hayat yaşamak olan Sabine, bu nihayet mümkün gibi göründüğünde, amacına ulaşmak için bir dizi tehlikeli deney yapmaya başlamıştı. Ama kendisine inanan tek adamı ve geri kalan her şeyi riske atmayı göze alabilecek miydi?


Keşke tanıdıklarım bu kitabı okumam için bana daha çok baskı yapsalarmış. Daha önce okumalıymışım. İlk çıktığında koşa koşa almalıymışım. Kasım 2014'de çıkan İki Hayat Arasında'yı okumak bana yeni vesile oldu. Ama çok pişmanım önceden okumadığıma.
Direk lafa dalacağım ama yazar kurgunun canını okumuş. Yemin ederim yerden yere vurmuş. Hem de kitabı seri haline getirmeye gerek kalmadan! Öyle yazılmaz böyle yazılır demiş. Ve beni perişan etmiş, iki gece gözüme uyku girmemesini sağlamıştır. Bu kadar karmaşık bir olayı 300 küsur sayfaya sığdırmış ve bunun için bir kez daha takdirimi kazanmıştır.
Her gün farklı bir hayata uyandığınızı düşünün! Her günü iki kere yaşadığınızı! Aynı dersleri iki kez gördüğünüzü...  Olduğunuzdan daha olgun olmaz mıydınız? 18 yaşında aslında 36 olurdunuz! Sabine işte o kişi. Bizim yerimize iki hayatı birden yaşayan... Neden böyle olduğu hakkında hiçbir fikri yok! Tahminince doğduğundan beri iki hayatı da yaşıyor ve ikisi de birbirinden gerçek!
Sabine ikisinde de farklı karakterde ve kitap daa "Ben yalancının tekiyim!" diye başlıyor. İki farklı hayatını gerektirdiği gibi yaşıyor ve bu durumdan pek de mutlu olduğu söylenemez. 18 yaşına bastığı haftadan itibaren yaşadıklarına birebir tanık oluyoruz. Gerçekten etkileyici olduğunu belirtmeliyim.
Sabine hayatları arasında geçiş yaparken de bir süre sonra sizde alışıyorsunuz ve hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Zaten iki hayatı birbirinden o kadar farklı ki Sabine'nin hareketlerinden bile anlaşılıyor nerede olduğu...
Eğer Sabine'nin seçim yapabilmesi mümkün olsa yapacak! Hiç gözü korkmuyor çünkü çok yorulmuş yaşadıklarından. Tek bir hayatı olsun istiyor. Artık paralel evrenleri arasında geçiş yapmak istemiyor. Ama vücudunda yaptığı en ufak bir değişiklik diğerine de yansıyor o yüzden de bir tarafta kendini öldürecek olsa diğerinde de ölecek.
Ancak bir gün hayatlarının birinde kolunu kırıyor. Ve gece 12 yi vurup değişim geçirdiğinde öbür hayatında kolunun kırık olmadığını görüyor. Bu da bizim hikayemizin başlangıç noktası oluyor. Böylece Sabine kendince testler yapıp, gerçekten bir tarafta kendi bedenine yaptığı değişikliklerin diğeri etkileyip etkilemeyeceğini öğrenmeye çalışıyor. Tabii bu arada iki ailesini de sanki hiç bir şey yokmuş gibi oyalamak zorunda!
Mezuniyeti yaklaştıkça olaylar iyice sarpa sarıyor ve siz ilk sayfalardan itibaren kitabı elinizden bırakmadan tek solukta okuyorsunuz. Nefes bile almaya fırsat kalmadan kitap bitiyor. Evet!
Aslında uzun lafın kısası siz gidin bu kitabı alın. Ama kesin alın, mutlaka alın. Okuyun, sonra gelin tartışalım. Gerçekten.
Peki ya sizin iki hayatınız olsaydı? Evet, gerçekten soruyorum. Sizin iki hayatınız olsaydı nasıl davranırdınız?

Puanım:
           

0 yorum:

Yorum Gönder